Sessiz Çığlık

Başlığımdan anladığın gibi sessiz çığlığı anlatacağım sana bugün.

 

ŞİDDET

Günümüzde herkesin her gün neredeyse bir kere karşılaştığı yük.

Bir kere eller kalktı mı,bir kere sesler yükseldi mi ,bir kere ağız açıldı mı ve buna bir kere engel olunamadıysa iş işten geçer. Sen şiddet görmüş bir insan o şiddet göstermiş bir insan olur.

 

Şimdilerde biz şiddeti sadece fiziksel olarak haberlerde izliyoruz.Sosyal medyada seslerimizi duyurmaya çalışıyoruz. Sence de sadece fiziksel mi bu görülen şiddet?

TDK ‘da yazan şu şekilde ;

 

a. 1. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. 2. Hız. 3. Bir hareketten doğan güç 4. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma. 5. mec. Kaba güç. 6. mec. Duygu veya davranışta aşırılık.

 

Sence şiddet bu kadar mı? Uygun görülen tanım bu mu?

Onca kadın çığlıklarını duyuramamaktan, şikayet etmekten bitap düştük… Gerçekten bu kadar basit miydi bunun tanımı?

 

Gel sana şiddetin ne olduğunun tanımını yapayım. Sen de bu ”basit” tanımdan uzaklaş.

 

Şiddet, bireyin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik yönden zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranıştır. Şiddet, özel veya kamusal alanda (evde, aile bireyleri arasında, sokakta, iş yerinde) meydana gelebilir.

 

İşte budur gerçek tanım.

 

Şimdi gelelim KADINLARIMIZA!

Söylenen her kötü söz sahibine aittir demiş ya büyüklerimiz maalesef o sözler o kadar büyüdü ki ,o kadar kötüleşti ki haddini aşarak psikolojimizle oynamaya başladı.

Bu ülkede kadınlar sevilmiyor. Bu ülkede kadınlar itekleniyor. ”HAYIR” cevabı kabul görmüyor ve şiddete başvuruluyor. Vurulan her bir tokat,bıçaklanan her bir beden,öldürülen her bir ruh ONLARda yük teşkil etmiyor. ONLAR hep serbest,ONLAR hep egemen ONLAR hep ataerkil olmaya devam ediyorlar… Olan kime oluyor dersin?

 

2017 Kadın Cinayetleri İstatistiklerine göz gezdirdim bugün. Gördüğüm sonuçlarla kanım dondu. Birkaç habere göz attım sanki her gün okumuyor,sosyal medyada birçok videoyla karşılaşmıyormuşum gibi. Gördüklerim karşısında gözler doldu. Birkaç önemli bilgiyi seninle paylaşmak isterim.

 

2017 (1 Ocak 2017 – 1 Ocak 2018 ) :

285 kadın öldürüldü. Bu kadınların 28’i 0-18 yaş aralığında; 18-30 yaş aralığında olanların sayısı ise 89. 285 kadın cinayeti içinde faillerin yakalanması 171 vaka için gerçekleşti; teslim olan fail sayısı ise sadece 20.

 

0-18 yaş arası diyorsun ve şaşıp kalıyorsun değil mi? Hangi okulda okumaya başlayacaktı? Hangi üniversiteyi kazanacaktı? Kime aşık olacaktı? Kime darılıp küsecekti? Kiminle dost olup derdini ağlayarak anlatacaktı? Kiminle en sevinçli en mutlu gününü paylaşcaktı? …….

 

18-30 yaş arası diyorsun ve şaşıo kalıyosun değil mi? Hangi bölümde okuyup başarılara imza atacaktı? Ya da başarısız olup okuldan ayrılıp kendi dükkanını açacaktı? Kiminle hayat arkadaşı olacaktı? Çocuğuna iyi bir anne olacak mıydı? Eşiyle hangi tatil semtini seçecekti yaz mevsiminde? ……

 

O kadar çok soru cevapsız kaldı ki !

 

2018 (1 Ocak 2018 – 30 Haziran 2018) :

206 kadın öldürüldü.

Yılın ilk 6 ayında katledilen 206 kadından 85’ini kimin öldürdüğü tespit edilmezken, 56’sı evli olduğu erkek tarafından, 16’sı erkek arkadaşı tarafından, 11’i oğlu tarafından, 11’i akrabası tarafından, 10’u tanımadığı biri tarafından, 10’u, 8’i ayrıldığı erkek arkadaşı tarafından, 5’i babası tarafından, 4’ü de boşandığı erkek tarafından öldürüldü.

 

Daha 1 yıl tamamlanmadan bu kadar ölüm… Bana ağır geliyor artık! Gitgide çoğalıyoruz. Gitgide öldürülüyoruz. Engel olunulamayan bir kasırga gibi,girdap gibi. Birçok suçlu da üstelik hala dışarıda fırıl fırıl geziyorken… Verilen cezaların komikliğine (!) değinmeyeceğim bile. Çünkü bunları yazmaya ne gönlüm el veriyor ne de içim kaldırıyor.

 

8 Mart Kadınlar Günü olarak kutlanıyor. Bütün her yer kadınlar için şakıyor. Her yerde güller,şarkılar,mükkemmel sözler,en naddide çiçekler veriliyor kadınlara. Kozmetik markalar indirimler sunuyor bize,dünyanın en harika varlığı gibi hissetiriliyor kadınlarımız… Ya sonra? 9 Mart’ta ne oluyor ? Kadınlar günü bitiyor ve cinayetler baş gösteriyor bir bir.

 

Şiddetin cinsiyeti olmaz derler. Bu yazım bu cümleyi desteklemiyor olsa da bir sonraki yazılarımda çocuk cinayetlerine,çocuk istismarlarına,erkeğin gördüğü şiddete de parmak basacağım.

Ama ne yazık ki bizim ülkemizde şiddetin adı çoğunlukla KADINdır. O kadar çok söylemek istediğim şey var ki bu konu hakkında sadece yüzeysel geçmek istedim bugün. Tekrardan bunun hakkında görüşeceğiz. Çünkü henüz söyleceklerim bitmedi !

Hoşçakal…

Yazımı Paylaş :)