Cumartesi’yi Değerlendirmek

Güzel bir Cumartesi akşamından merhabalar smiley

Bugün biraz yazı yazmakta geciktim ama sor bir niye geciktim?  smiley

Urla’da yaşıyorum ve Cumartesileri değerlendirmek burada rutin haline gelir. Her cumartesi olmasa da belki iki haftada bir ailecek çevre gezintilerine çıkarız. Bugün de yolumuz Gülbahçe ve Balıklıova’ya düştü.

Harika manzaralar gördük ve onları fotoğraflamayı unutmadım. Yanımda fotoğraf makinam olmadığı için çoğunuzun ilk başvurduğu telefonla çekimlerimi yaptım. Doğanın ne kadar mucizevi olduğunu tekrardan anladım. Balıklıova çok fazla sulak olduğu için her yer yemyeşil. Yollar bir harikaydı. Küçük bir çarşı,sessiz sakin bir sayfiye yeri. Özellikle sonbahar ve ilkbahar aylarında gidip görülmesi gereken yerlerden. Yol üstünde birkaç camping alanı gördük. Belki kamp yapmayı seviyorsundur. Şahsen ben çok severim. O yüzden ilgimi fazlasıyla çekti. Yolların durumu gayet iyiydi. Engebe yoktu ama seyir alanları neredeyse yok denecek kadar azdı. İnsan yol kenarında durup biraz deniz manzarasının keyfini çıkarmak istiyor. Maalesef buna bir yerde rastladık. Onun dışında çok keyifli ve rahat bir yolculuk yapabilirsin. Çünkü karşılaşacağın manzaralar seni senden alcaktır smiley

Yolların düzgün ve engebeden uzak olduğunu söylemiştim smiley

Yol kenarında durup buradan manzarayı izleyebilirsin.

Daha sonra yolumuza devam ederken ıssız,insandan uzak ve bir o kadar da huzurlu bir cafe keşfettik. Cafe’nin ismi çok yaratıcıydı desem inanır mısın? Tabikide hayır smiley

Manzara Cafe’de birer az şekerli kahvemizi içtik. İnsanın az uğradığı bir yer olduğu belliydi. Aslında o yüzden bu kadar güzeldi. Tek müşteri bizdik. Manzaranın ve kahvenin tadını çıkardık.

Manzara Cafe’den.

Kahvesiz olmaz!

Dönüş yoluna çıkmadan hemen önce. -Balıklıova-

Dönüş yoluna geçerken yine manzaralar eşliğinde yolumuza devam ettik. Balıklıova’nın un kurabiyesi meşhurdur. Bu da benden sana bir tavsiye. Oraya gitmişken herhangi bir fırıncıdan Un Kurabiyesi almanı tavsiye ederim. Şimdiden afiyet olsun smiley

 

İşte ben buna Cumartesi’yi en güzel şekilde değerlendirmek diyorum. İnsanın az olduğu yerler,huzurun en çok olduğu,bol olduğu yerler buralar… İzmir eşsiz güzelliklere sahip bir il. İzmir’in keşfedilmeyen birçok yeri var. Ben keşfettikçe fotoğraflayıp seninle paylaşacağım. Unutma! Doğa en güzel sığınaktır. En nefes alabileceğin yerdir. Ama Doğa’ya kötü davranırsan o da senden acısını çıkartır.

Maalesef gittiğimiz kıyı kesimi yerlerde veya dağın yamaçları pisliklerle doluydu. Bira şişeleri,çitos paketleri,plastik şişeler hatta plastik kasalar bile mevcuttu. Yine doğanın canına okuyan birkaç insanın varlığına şahit olduk. Ne desek az! İnsan eğitilebilen bir varlıktı halbuki. Ben bunun hiçbir yerinde eğitim göremiyorum! Hayvan diyoruz ya böylelerine hiçbir hayvan böyle pisletmez doğayı. Bunu yapsa yapsa eğitilmemiş,cahil insan (!) yapar.

Bu güzel yazıyı böyle sonlandırmak istemezdim ama maalesef bu gerçekleri idrak etmek zorundayız…

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere,buraları boş bırakma takipte kal smiley

 

Hoşça kal smiley

Yazımı Paylaş :)