Covid-19 Gözlemleri ve Doğaya Dönüş

Covid-19 Gözlemleri ve Doğaya Dönüş

Herkese merhabalar!

Bugünkü yazımı sizlerin de çok yakından takip ettiği Covid-19 hakkında yazacağım. Tabii ki sarımsak yiyin, kelle paça için gibi bilim dışı şeylerden değil, etrafımda gözlemlediğim ve artık diyecek bir şey bulamadığım olaylardan bahsedeceğim. Ve dün doğaya sığındığımız anları sizlerle paylaşacağım.

Öncelikle evlerde kaldığımız süre içerisinde sosyal medyaya çok fazla yoğunlaştık. Asılsız, yalan haberlere çok itibar eder olduk. Whatsapp’ta ses kayıtları, Twitte ve Faceebok’da bilgi kirliliği bizi daha da panik olmaya itiyor ve tedbirden uzaklaştırıyor. Herkesin bencil olması gereken bir zamandan geçiyoruz. Her zaman ”bencil insanlık”tan şikayet eden bizler şimdi bencilliğin kölesi olmuş gibiyiz… Ne olursa olsun resmi açıklamadan başka bir açıklamaya itibar etmemeli ve sakinliğimizi korumalıyız. Yağmalardan uzak durmalı, yağmaladığımız şeylere gerçekten ihtiyacı olan kişilere bir alan bırakmalıyız.

Evde durmak aslında bizi içimize döndürmek için  mükemmel bir fırsat! Çünkü krizler fırsata çevrilmek için var. Siz de bu görüşle ilerlerseniz eminim ki neredeyse virüsün iyi geldiğine kendinizi ikna edebilirsiniz smiley

Bu süreçte neler görüyoruz?

Devletimizin harika, akılcı ve bir o kadar çözüme dayalı (!) paketini hep beraber dinledik. Ağzımız açık kaldı bu paket karşısında. O kadar rahatladık ki pikniğe falan çıktık. Bu konuya çok fazla girmek istemiyorum. Çünkü psikolojimiz zaten sallantıda iyice sizi boğmak ve sinir etmek istemem.

Eve kapanan gençlerimiz yalnızlığı unutmuş! Instagram’da gezerken en çok dikkat ettiğim şeylerden biri bu oldu. Face Time’lar, Skype görüşmeleri, canlı yayınlar… İnsanlar ”arkadaşlar”ı olmadan nefes alamaz hale gelmişler… Bir akşam tek başlarına; film izleyemez, kitap okuyamaz, yazı yazamaz, kendilerini eyleyemez hale gelmişler.
Belki kitap okumayı unuttuk ve konsantre olamıyoruz. O çok başka bir konu ama diğerleri yapılabilir diye düşünüyorum.
Twitter ”evde ölüyoruz, çok sıkıldık.” tweetleri ile dolu. Dışarı çıkamazsak ölürüz’cü tayfa coşmuş durumda. Twitter iyi hoş bizi güldürüyor, Türk milletinin şaka sınırı durmak bilmez ama bazı şeylerin artık bizler tarafaından ciddiye alınması ve evde kalmanın bir görev olduğunu anlamamız gerekiyor. 65 yaş ve üstüne sokağa çıkma yasağı gelmiş olması, 65 yaş altındakilerin dışarıda gezmesi anlamına gelmiyor… Risk grubunda olmayabilirsiniz ama taşıyıcı olabilirsiniz.

İtalya gibi olmak istemiyorken, İtalya’dan daha beter olma yolunda ilerliyoruz. Bu bir grip değil! Bu öldürücü bir hastalık!

Her şeyden ve herkesten uzak, nefes alabilmek ve bolca oksijen depolamak için tek çare dağlara koşmak olacaktır. Biz de dün öyle yaptık.

Sosyal medyada dikkat çeken paylaşımlardan biri de doğayla iç içe olan fotoğraflar… Tek başınıza veya aile bireyleriniz ile hiçbir insana maruz kalmadan yapacağınız tek şey şahsi arabanız var ise dağ olmalıdır diye düşünüyorum smiley

Duyduğunuz tek şey kuş sesleri ve rüzgarın çam ağaçlarında çıkardığı uğultu… Bu, insan yapımı bir virüs ise sanırım bizleri eve kapatıp, doğanın kurtulmasını istediği için, onun da yaşayan, nefes alıp veren bir canlı olduğunu hatırlamamız için yapmış olmalı.

Sizler de Covid-19 gözlemlerinizi ve evde neler yaptığınızı yorumda benimle paylaşabilirsiniz.

Güzel günler göreceğiz!
Sağlıklı ve sabırlı günler diliyorum.

Hoşçakalın.

Yazımı Paylaş :)