2020’den Çektiklerimiz(!)

2020’den Çektiklerimiz(!)

Uzuuun bir aradan sonra yazıyorum. Neredeyse bir sene olacak. İş yoğunluğu, tükenmişlik sendromu, özel hayat derken burayı çok aksattığımın farkındayım.

İlerideki planlarıma göre artık daha fazla yazmaya ve fotoğraf ç ekmeye geri dönmeyi düşünüyorum. Umarım bu planladıklarım ve düşündüklerim için yeterli gücüm ve hevesim olur!

Bu yılın benim yılım olmasını isterdim nitekim bazı şeyler için benim yılım oldu da diyebilirim. Fakat dünya için pek öyle sayılmaz. 2020 yılına ne umutlarla girmiştik değil mi? Bazımız sağlık bazımız sevgi bazımız ise başarı ve kariyer merdivenlerini tek tek tırmanmak istedi… Dünya’nın gücü değil de dünyayı kahreden bizlerin gücü buna fazlasıyla yetti.

Bu yazı biraz uzun bir yazı olacak. Hem iç dökümü hem de olan bitene beraber bakacağız. Sizden isteyeceğim şey ise yorumlarınızı aşağıya yazmanız ve beraber bu süreçleri değerlendirmek olacak.

2020 Bize Neler Yaşattı?

2019 EYLÜL – 2020
Avusturya Yangını… 2019 Eylül ayında başlayan yangında milyonlarca hayvan hayatını kaybetti. Bu yangın ”Mega Yangın” olarak tarihe geçti ve aslında Mega Yangınların bizim için ne kadar tehlikeli olduğunu yaşamış ve görmüş olduk. Veriler 600 milyon olarak açıklansa da 1 milyarı aşkın hayvanın hayatını kaybettiği, çok sayıda hayvanın ise neslini tüketen bu doğal afet, 25 insanın hayatını kaybetmesine yol açmış durumda.” deniliyor. Şu an hala devam ediyor mu yoksa söndürüldü mü henüz bir bilgimiz yok. Yangının bu kadar uzun süremesi ise alınan bazı yanlış kararlardan dolayı olduğu öne sürülüyor. Biz devlet işlerine karışmıyoruz çünkü bizim devlet işlerimiz bize yetiyor da artıyor.

2019 ARALIK – 2020
2019 yılının son günlerinde Çin’in Hubei Eyaleti’ne bağlı Wuhan şehrinde bir virüs tespit edildi. Daha ne oluyor demeye kalmadan bütün dünyaya yayılmaya başlayan Covid-19 bize korku dolu anlar yaşattı. İnsanlar hastaneleri dolduruyor, solunumda sıkıntı yaşayan ağır hastalar solunum cihazlarına bağlanıyordu. Şu zamana kadar oldukça fazla kayıp veren dünya ülkeleri, virüsün insan yapımı olduğunu düşünüyor. Türkiye’ye bulaşma durumunu ise aşağıdaki tarihlendirmelerde vereceğim.

20 OCAK 2020
TEMA vakfı kurucusu ”Toprak Dede” Hayrettin Karaca dünyaya gözlerini yumdu. 97 yıllık hayatında birçok başarıya imza atan Karaca, alternatif Nobel Ödülü’ne layık görülmüş ve Birleşmiş Milletler tarafından ”Orman Kahramanı” seçilmiştir. Işıklar içinde uyu ”Toprak Dede”!

24 OCAK 2020
Büyük bir sarsıntı ile sarsıldı Elazığ. 6.8 diye verildi ilk derece sonrasında 6.5 olarak güncellendi. 228 artçı deprem oldu. İnsanlar evlerine girmek değil çadırlarına bile girmek istemiyorlardı… Sivrice ilçesini ve tüm Türkiye’yi hüzne boğdu bu deprem. 39 canımızı kaybettik bu üzücü süreçte. İlk 2 gün televizyon başından ayrılmadık. Nefeslerimizi tuttuk ve hep dua ettik göçük altındakiler için. Ama yine ihmaller söz konusu! Deprem değil de sanki tedbirsizlik almıştı 39 canı bizden. O anlarda bize hesap sorduk devlete ”nerede bizim deprem vergilerimizin sonucu?” diye. Peki ya bunun sorumlusu hesap soranlar mı yoksa hesap sordurtanlar mı? Ben cevabı çok iyi biliyorum. Ya siz?

26 OCAK 2020
Kobe Bryant! O ünlü efsanevi basketbolcu. Sadece ve sadece 17 saat önce Tweet atmıştı. Lebron James’ten bahsediyordu. Ağrıları sebebiyle sık sık helikopter ile seyahat eden Kobe, kızıyla birlikte bir kaza sonucu hayatını kaybetti. Bu ölüm basketbol dünyasını ve dünyayı yasa boğdu. İnsanlar inanmak istemedi. Asıl bizi şaşırtan şey; Simpson’ların bu olayı sanki biliyorcasına bir bölümlerinde konu etmeleri… Planlanan bir kaza mı sorusunu akıllara getirdi. Biliyorsunuz Simpson’lar çok basit bir animasyon değil, onlar ne derse o!

27 ŞUBAT 2020
Tam her şey durulmuş gidiyor derken acı haber ülkemizi sarstı! 34 askerimiz İdlib’te şehit oldu. Bu durum bazı kimselerce ”bıçak kemiğe dayandı!” durumuydu hala daha. Aslında bıçak kemiğe dayanmamıştı. Çünkü ortada artık kemik kalmamıştı. Çürümüştük… Türkiye acılarla yoğrulmuş bir ülke olmanın ”haklı gururu” ile hala daha şehit vermeye devam ediyor… Sadece neden diye soruyorum, soruyoruz. Kocaman bir NEDEN? Şimdi ise sanki hiç olmamış gibi kayıplarımız, susuyor ve boyun eğiyoruz. Çünkü bir sonraki olay gelene kadar her askeri bağrımıza basar, diğer olay gelince unuturuz. Bizim memleket, bildiğiniz gibi…

EKONOMİK KRİZ SAYISIZ İNTİHAR
Buna bir tarih koymadım. Tarihlendirsem sanırım bu yazı sadece tarihlerden ibaret olurdu. Çünkü ekonomik kriz sadece cebi yakmıyor bizi de yakıyor. Hem de mecazen değil, gerçekten!

Boyacı olan 42 yaşındaki Yarıcı, 3 çocuğuna bakmaya çalışıyordu. İşsizliğe dayanamayan Yarıcı, Antakya’daki Hatay Valiliği binası önüne gelerek “Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?” diyerek kendini yaktı ve hastane yolunda hayatını kaybetti.

Bazısına göre bu sadece bir şov! Canını kaybetme pahasına bir şov… Kime neyin ispatı? Çocuklarına mı ispat etti onlara bakamadığını yoksa eşine mi ispat etti mutsuzluğunu? Bir de şöyle düşünmek lazım; biz devletimize nasıl mutsuz olduğumuzu daha nasıl ispat edebiliriz?

11 MART 2020
Türkiye’de yeni koronavirüs görüldü. Umreden dönen erkek bir vatandaşımızda koronavirüs testi pozitif çıktı ve ailesi, yakınları karantina altına alındı. Tüm dünyayı etkisi altına alan Yeni Koronavirüs artık Türkiye’de!

Tabii ki ülkemizin genel hastalığı olan panik atak hali bütün herkesi etkiledi ve domino taşı etkisi yaratarak bütün herkes marketlere, eczanelere koşarak her şeyi yağmaladı. Makarna ve maske fiyatları aldı başını gitti. Hem çalıştığım yerdeki eczanelere hem de oturduğum bölgedeki eczanelere sordum bir tane bile maske, dezenfektan kalmamıştı. Eğer hasta olsaydım, maskeleri ve dezenfektanları bilinçsizce yağmalayan insanlar yüzünden hastalığımı birçok kişiye yayarak, belki ölümlere sebebiyet verecektim. Çünkü sorduğum hiçbir yerde ne maske ne de dezenfektan vardı.

Dünya genelinde bir yağmaya sebep olan Covid-19, birçok önlem almamızı sağladı. Erzak depolamaktan ziyade herkes kendi üstüne düşeni yapmış olsa, sarılmasa, öpüşmese, tokalaşmasa, kendi hijyenine dikkat etse ve mümkün olmadıkça dışarı çıkmasa sanırım bunun üstesinden en asgari şekilde geleceğiz. Sosyal medyada asılsız haberlere itibar etmemek psikolojimiz için en kıymetlisi. Resmi kanallardan yapılan açıklamalar ise harfiyen uygulanmalı.

Çünkü siz genç olabilirsiniz, siz belki de hiiiç farketmeden Covid-19 atlatabilirsiniz. Ama yakınlarınızda olan kişiler için, yakınınız olan kişiler için kendinize iyi bakmalısınız. Ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı yaşıyorsanız Alo 184’ü arayıp durumunuzu bildirmeli ve kendinizi karantina altına almalısınız.

Yazımı toparlayacak olursa; illaki atladığım birkaç olay olmuştur diye düşünüyorum. Ama bizde yara açan ve izleri hala silinmeyen olaylar silsilesini böyle bir şekilde topladım. Yorumladım ve elimden geldiğince yalın bir dille anlatmaya çalıştım.

Şimdi sıra sizde! Unuttuğum bir olay var ise veya sizin konular hakkındaki görüşleriniz var ise duymak isterim smiley

Kendinize iyi bakın, sağlıklı günler yaşayın!

Yazımı Paylaş :)