2018 Bilançosu

Güzel bir şarkı!

Yaklaşık 5 gündür yokum ve buraları çok boş bıraktığımın farkındayım smiley

Ama güzel bir içerikle yazıma başlamak istiyorum.

Herkesin senelere umut bağlandığını biliyoruz. ”Bu sene çok güzel olacak hissediyorum, yeni bir başlangıç için harika bir dönem, 2019 bize güzellikler getirecek.” gibi birçok isteğin ardı arkası kesilmiyor. Çünkü insanlar sürekli kendinden değil de sayılardan beklenti içine giriyor. Halbuki 31 Aralık Gecesi sen neysen 1 Ocak günü de osun smiley Fazla bir anlam yüklemek gerekmiyor. Evet motivasyon için geçerli bir neden olabilir fakat bu motivasyonların çoğu hep yarı yılda bitmiş oluyor. Gerçekleri yüzüne vurmak gibi olmasın ama çoğu kez bu her sene tekrarlanıyor.

2018’de neler yaşadığını bir kağıt bir kalem alıp kendi bilançonu çıkarabilirsin. Ya da somut değil de daha soyut olabilir, mesela e bilanço smileysmiley

1 seneye çok filmler, çok sevgiler, çok üzüntüler, çok müzikler, çok ağlamaklar, çok mutluluklar ….. geldi geçti.

Benim için 2018 yılı farkındalıklarımdan oluşan bir sene oldu. Kendi çapımda değerlendirme yapmak istedim aslında bugün. Öğrendiklerimi, farkındalıklarımı, hissettiklerimi kısa bir şekilde özet geçmek istedim.

2018 yılında bazı insanların ne kadar güzel yalan söyleyebildiğini, o yalanlara nasıl güzel inandığımızı, inandıkça inanasımızın geldiğini öğrendim. Öğreniyorum hala daha 2018 bitmiş değil. Aynı zamanda çok güzel insanlarla tanışmış ve arkadaşlıklarımı devam ettirmek istediğimi gördüm. En yakınım dediğin insanların aslında senden çok uzaklaştığını, bambaşka biri olduğunuzu hissettirmeleri ki aslında sen hala aynı sensin. Farklı bakış açılarına saygı duyulması gerektiği ve onların kalbini incitmeden saygı duyman gerektiğini fark etmemi sağladı. 2017 senesi benim için berbat bir sene olmasına rağmen 2018 genelde öğrenmişliklerle geldi. 2018’de işsizliğim bunalıma sebep oldu. Neredeyse bir senem bir yerlere başvuru yaparak geçti. Hiçbir dönüş alamamam sonrasında beni ”yeter artık ölmek istiyorum.” kıvamına getirdi. Ama sonra düşündüm ki elimden gelen her şeyi yapıyorum. İş bulmak için çalışıyorum, kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum, alanım olmasa dahi iş bulabilmek için yeni alanlara açılıyorum o zaman üzülmenin de bir manası olmadığını anladım. Benim bu çabam boşa gitmeyecek ve bir yerlerde o iş beni bekliyor dedim. Senem çok zikzaklı geçmekle beraber bu zikzaklar beni hep olgunlaştırdı. Modum düştü, bazen insanlar düşürdü, bazen kendim düşürdüm… Ama bir şekilde tekrardan kalkmayı başarabiliyormuş insan. Yenile yenile öğrenmeyi öğretti aslında 2018. Her şey insanlar içindi ve aslında ufak tefek şeyleri dert yaptığımı anladım. İçimi rahatlatma yöntemleri geliştirdim kendi kendime. İçimden konuşa konuşa kaygılarımı yenmeyi öğrenmeye başladım. Çünkü daha çok ama çok başındaydım hayatın. Sağlığın her şeyden herkesten çok önemli olduğunu ”birilerinin söylemesi ile değil” kendim gördüm ve test ettim. Gerçekten insanın sağlığı olmadığı zaman hayatı sorguladığında, ertelediğimiz şeylerin önemini anladım. Ertelemek bir hastalık olmaktan öteye geçemedi 2018’de.

Mükemmel filmler/diziler izledim. Güldüm,eğlendim. O kadar güzellerdi ki etkisinden çıkamadım. İzlerken gözyaşlarımı tutamadım. Empati yaptım. Harika şarkılar keşfettim ki bunu daha sonra bir içerik halinde buraya yazacağım smiley Güzel bir tanesini bu yazımın tepesine iliştiriyorum.

Çok umutlandım. Muharrem İnce’yi çok sevdim ama sonra herkes gibi yaptıklarını sonuna kadar eleştirdim. ”Olacak bu sefer başaracağız!” dedim Bu umut güzeldi. Heyecanlıydı. Ama her güzel şeyin bir sonu vardı ve ”adam kazandı.” mesajıyla yerle bir oldu bütün umutlarım. Çok üzüldüm. Geleceğim için, Türkiye’nin geleceği için, içinde bulunduğumuz çıkmaz için çok üzüldüm hala daha üzülüyorum…

Ama bu sene en çok yaptığım ve sanırım yaşadığım her anda, her yılda, ömrümün sonuna kadar insanları anlamak olacak. Onlar üzerine konuşmak, yapılanlar hakkında fikirler yürütmek, neden sorusunu her defasında daha çok sormaya başladım. Ve her defasında inancımı onlara karşı kaybettim. Bir yanım insanların her dediğine inanmak isterken bir yanım ”yalan söylüyorlar inanma!” dediğini duyar gibi oldum. Evet evet bunların hepsi 2018’de oldu.

Bütün bu olanlardan çıkardığım sonucu sorarsan eğer bir hiç derim. Çünkü biz ne kadar çok ders alırsak alalım, ne kadar temkinli olursak olalım, ne kadar düşünürsek düşünelim, ne kadar konuşursak konuşalım hep yenik düşüp baştan başlayacağız. Bu öğrenmişliklerin tek amacı seni daha güçlü yapmak. Seni yıldırmamak. Unutma ki eskisi kadar güzel olmayacak düşüncelerin, saf kalmayacaksın ama sen eskisi kadar yıpranmayacaksın öğrendiklerin sayesinde. O yüzden 2019’da sana tek tavsiyem yaşayarak öğrenmen olur. Yaşamadan hiçbir şeyi bilemezsin. Öğrenemezsin. İnsanların yaptıklarını, yaşadıklarını dinle ama sen de yap. Çünkü senin yaşadıkların farklı sonuçlar doğurabilir, senin gördüklerin farklı şeyler olabilir.

2019 sen istesen de istemesen de iyilik ve kötülükler getirecek. En başta yıllara/sayılara büyük anlamlar yüklememeyi öğrenmelisin. Kendine en büyük kıyağın bu olur smiley

 

Hoşça kaal :))

Yazımı Paylaş :)